E-ISSN: 2791-7835
The Possible Role of Apelin and Sirtuin 1 in Migraine Pathogenesis
1Department of Neurology, Gazi University Faculty of Medicine, Ankara, Turkey
2Department of Medical Biochemistry, Gazi University Faculty of Medicine, Ankara, Turkey
Lokman Hekim Health Sciences 2021; 2(1): 66-69 DOI: 10.14744/lhhs.2021.80003
Full Text PDF

Abstract

Migraine is recognized as a neurovascular and neuroinflammatory condition. The demonstration of temporary demyelinating lesions in brain parenchyma caused different thoughts about the pathogenesis of migraine other than the pain process. In vitro studies –emphasizing the occurrence of this situation through neuroinflammation – have led us to hypothesize that as an adipocytokine member, apelin, and an epigenetic regulator, sirtuin 1 (SIRT1) may have a possible role in the pathogenesis of migraine. We measured these molecules’ serum levels with ELISA. The serum levels were not significantly changed in subgroups, so a direct correlation in the pathogenesis of migraine could not be shown, but levels in the migraine group had drawn our attention. SIRT1 and apelin may increase migraine attacks to compensate for the probable neurodegeneration. This initial study speculated that SIRT1 and apelin may have a role in migraine pathogenesis that needs to be clarified.


Apelin ve Sirtuin 1’ in Migren Patogenezindeki Olası Rolleri
1Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Nöroloji Anabilim Dalı, Ankara
2Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Biyokimya Anabilim Dalı, Ankara
Lokman Hekim Health Sciences 2021; 2(1): 66-69 DOI: 10.14744/lhhs.2021.80003

Migren, nörovasküler ve nöroinflamatuar bir durum olarak kabul edilmektedir. Beyin parankiminde geçici demiyelinizan lezyonların gösterilmesi ağrı süreci dışında migrenin patogenezi hakkında farklı düşüncelere neden olmuştur. Bu durumun nöroinflamasyon yoluyla ortaya çıktığını vurgulayan in vitro çalışmalar, bir epigenetik düzenleyici olarak sirtuin 1'in ve bir adipositokin üyesi olan apelinin migrenin patogenezinde olası bir rolü olabileceğini varsaymamıza neden olmuştur. Bu moleküllerin serum seviyeleri ELISA ile ölçülmüştür. Migren ve kontrol grubu arasında da altgruplarda da serum seviyeleri önemli ölçüde değişmediği izlenmiş olup, migren patogenezinde doğrudan bir ilişki gösterilmemiştir. Ancak bu konudaki ilk klinik çalışma niteliğindeki çalışmamızda, tüm migren gruplarındaki serum seviyelerinin yüksekliği dikkatimizi çekmektedir. Sirtuin 1 ve apelinin olası nörodejenerasyonu sınırlamak için migren ataklarında yükselme eğiliminde olabileceği düşüncesi bu moleküllerin migren patogenezinde açıklığa kavuşturulması gereken bir rolü olabileceğini akla getirmektedir.